Kripto paraya ilk kez para koyduğumda elimde bir tablo vardı: solda mevduat faizi, ortada altın, sağda ise "Bitcoin" yazan bir hücre. Diğer sütunları doldurmak kolaydı, çünkü onlarda bir vade, bir oran, bir referans fiyat vardı. Kripto sütunu boş kaldı. O boşluk bana ilk dersi verdi: kripto para bitcoin yatırım riski dediğimiz şey aslında "beklenen getiriyi ölçememe" riskiyle başlıyor. Yıllar içinde hem kazandım hem kaybettim; bu yazıda kendi defterimden çıkardığım notları, karşılaştırma yapmak üzere masaya oturan birine anlatır gibi paylaşacağım.
Baştan bir şeyi netleştirelim: amacım seni kriptodan uzak tutmak ya da içine çekmek değil. Amacım, portföyünde bir yer açıp açmayacağına karar verirken doğru soruları sormanı sağlamak.
Kripto paraların en çok konuşulan tarafı getirisi, en az anlaşılan tarafı ise oynaklığı. Ben bu ikisini ayrı ayrı düşünmeyi bıraktığımda kararlarım düzeldi. Çünkü aynı madalyonun iki yüzü: yukarı %60 gidebilen bir varlık, aşağı da %60 gidebilir.
Matematiğin acı tarafı şu: %50 düşen bir varlığın başa dönmesi için %100 çıkması gerekir. Bunu ilk kez bir grafik üzerinde gördüğümde nasıl olup da iki yıl boyunca "toparlanmasını beklediğimi" anladım. Mevduat hesabı faiz oranlarını karşılaştırdığımda bileşik getiri benim lehime çalışıyordu; kriptoda ise düşüşlerin bileşik etkisi aleyhime çalışıyordu.
Kendime uyguladığım basit bir test var: "Bu paranın yarısı üç ay boyunca ekranda eksi görünse, gece uyuyabilir miyim?" Cevap net bir "evet" değilse, tutar fazla demektir. İlk yılımda pozisyonu iki kez panikle kapattım, ikisinde de düşüşün en dip noktasına yakın yerlerde. Kayıplarımın önemli kısmı piyasadan değil, kendi sabırsızlığımdan geldi.
Kendi defterimde tuttuğum kaba çerçeve şöyle:
| Varlık | Oynaklık | Getiri kaynağı | Öngörülebilirlik |
|---|---|---|---|
| Vadeli mevduat | Çok düşük | Faiz, sözleşmeye bağlı | Yüksek |
| Yatırım fonu (karma) | Orta | Portföy performansı | Orta |
| Hisse senedi | Yüksek | Kâr, büyüme, temettü | Orta-düşük |
| Altın | Orta-yüksek | Arz-talep, kur, güvenli liman | Düşük |
| Bitcoin ve kripto | Çok yüksek | Yalnızca arz-talep ve algı | Çok düşük |
Bu tablo bana şunu hatırlatıyor: hisse senedinde bir şirketin bilançosunu, fonda içeriğini, mevduatta oranı okuyabiliyorum. Kriptoda okuyacağım bir nakit akışı yok. Fiyat, tamamen başkasının daha yüksekten almak istemesine bağlı. Bu, kriptoyu değersiz yapmaz ama değerlemesini imkânsıza yakın kılar.
Zarar ettiğim en büyük kalem grafik değildi. Süreçle, saklamayla ve vergiyle ilgili şeyleri hafife almamdı.
Kriptoda "bankaya güvenmek zorunda değilsin" cümlesi kulağa özgürlük gibi geliyor, pratikte ise tüm sorumluluğun sende olması demek. Bir borsada tutuyorsan platformun riskini alıyorsun; kendi cüzdanında tutuyorsan kurtarma ifadesini kaybetme riskini. Dijital cüzdan ve ödeme uygulamalarını karşılaştırırken alıştığımız "şifremi unuttum" konforu burada yok. Ben yedeklemeyi iki ayrı fiziksel yerde tutmayı ve her transfer öncesi küçük bir test tutarı göndermeyi kural haline getirdim.
Bitcoin gibi büyük varlıklarda alım-satım farkı genelde makul, ama küçük ve az işlem gören coinlerde çıkış yaparken fiyatın kendisi kadar spread de canını yakıyor. Uluslararası para transferi seçeneklerinde nasıl kur farkı ve komisyonu ayrı ayrı hesaplıyorsak, burada da işlem ücreti, ağ ücreti ve para çekme ücretini toplayıp gerçek maliyeti çıkarmak gerekiyor. Bir dönem sık işlem yaptığım için getirimin önemli kısmını ücretlere bıraktığımı fark ettim.
Kuralların ülkeden ülkeye değiştiği, zaman içinde de güncellendiği bir alan. Bu yüzden kayıt tutmayı ciddiye alıyorum: her alım tarihi, tutarı, kuru ve ücreti yazılı. Vergisel yükümlülüklerin nasıl işlediğini bir mali danışmanla teyit etmek, sonradan sürprizle karşılaşmaktan çok daha ucuz.
Sabit ve yüksek getiri vaat eden hiçbir kripto ürünü görmedim ki sonu iyi bitsin. Getiri garantisi, doğası gereği oynak bir varlıkta mantıksal bir çelişki. Sigorta ürünlerini karşılaştırırken teminatın kim tarafından verildiğini sorduğumuz gibi burada da "bu getiriyi kim, hangi kaynakla ödüyor?" sorusunu sormak yeterli filtre.
Sonunda oturttuğum yaklaşım şu: kripto, portföyün ana taşıyıcısı değil, küçük ve kaybını sindirebileceğim bir uydu pozisyonu. Acil durum fonum ve kısa vadeli hedeflerim tasarruf hesaplarında; emeklilik gibi uzun vadeli yükü emeklilik planları ve fonlar taşıyor; altın kur tarafında dengeleyici. Kripto ise "sıfırlanırsa hayatımda hiçbir şey değişmez" dediğ